23 Aralık 2016 Cuma

Bakan Yazıcı Biga Gümrük Müdürlüğü’nün Açılısını Yaptı

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Biga ilçesinde faaliyet gösteren İçdaş Çelik, Enerji, Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş'ye ait fabrika içindeki binada oluşturulan Batı Marmara Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Biga Gümrük Müdürlüğü'nün açılışını yaptı.
Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız’ın da katıldığı açılışta konuşan Bakan Yazıcı, Çanakkale'nin coğrafi itibarıyla göz önünde bulundurulduğunda çok stratejik bir yerde olduğunu söyledi.
''Üç kıtanın kesiştiği bir noktadaki Türkiye'nin batı tarafından gerçekten deniz ve hava ulaşımıyla bağlantılı ve en fazla dış ticari ilişkilerimizin olduğu, Avrupa'ya açılan ilk kapılarımızdan bir tanesi'' diyen Yazıcı, kentin bu yönüyle de ekonomik, stratejik bakımdan son derece önemli illerden biri olduğunu bildirdi.
İçdaş'ın da Türkiye'nin 500 büyük sanayi tesisi içinde 9. sırada yer alan büyük bir tesis ve sanayi kuruluşu olduğunu vurgulayan Yazıcı,''Türkiye'nin, 2002 yılında 36 milyar dolar olan dış ticaretini, ihracatını dikkate alıp 2011'de 135 milyar seviyesine ulaştığı gerçeğinden hareket ettiğimizde, İçdaş'ın ihracatı 1,3 milyar dolar. İçdaş'ın 2011 rakamları itibarıyla ülkenin toplam ihracatında neredeyse yüzde 1 seviyesinde payı olduğu ortaya çıkıyor'' diye konuştu.
Hükümet ve Bakanlık olarak, müteşebbisin önündeki engelleri kaldırmak, hizmet ünitelerinin, yaptıkları iş ve hizmetler itibarıyla zaman kaybına yol açmadan, maliyetlerine ilave yük getirmeden en kısa zamanda bitirmelerini sağlamak olduğunu dile getiren Yazıcı, ''Onun için gümrük müdürlüğünü burada açıyoruz. Birkaç yıl evvel de geldim, o zaman mobil olarak hizmete açmıştık. Artık sabitledik, Biga Gümrük Müdürlüğü olarak faaliyetini sürekli olarak sürdürecek'' diye konuştu.
-''Türkiye her alanda yürüyüşünü sürdürüyor''-
Yazıcı, Türkiye'nin her alanda muazzam adamlarla ileriye ve geleceğe doğru yürüyüşünü sürdürdüğünü söyledi:
“Bu yürüyüş sürecinde hep 'ileri demokrasi' dedik. Anayasa değişikliği yaparak parlamentoda daha çok hak ve özgürlükleri güvence altına alan yasaları çıkarmak suretiyle ileri demokrasi hedefimiz noktasında yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. (Büyük ekonomi) dedik. Türkiye bugün dünyanın 16, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 6. büyük ekonomisiyse bunu, müteşebbisi, tüccarı, sanayicisi, esnafı, sanatkarıyla tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak harcadığımız, akıttığımız alın teriyle hep birlikte sağladık.''

Yazıcı, hedeflerinin daha büyük bir Türkiye oluşturmak olduğunu belirterek, yaptıkları hizmetler hakkında bilgi verdi.
-''Hedefimiz Türkiye'yi ticaretin en kolay yapıldığı ülke haline getirmek''-
Bakan Yazıcı, Bakanlık olarak Türk müteşebbisinin, tüccarının, sanayicisinin, esnaf ve sanatkarın hayatını kolaylaştırmak için bir dizi projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti.
Yazıcı, şunları söyledi:
''Gümrük hizmetinin üretildiği yerlerde azami bekleme sürelerini azaltmak ve kolaylaştırmak. Vatandaşın beyanını almak suretiyle gümrük işlemlerini gerçekleştirmek. Hedefimiz, Türkiye'yi ticaretin en kolay yapıldığı ülke haline getirmek. Bu konuda elbette ki ekonomik güvenlik dediğimiz herkesin yürüttüğü faaliyet dolayısıyla muhatap olacağı mevzuatı, yanlış yapması halinde karşılaşacağı yaptırımların neler olduğunu bileceği bir ekonomik güvenlik ortamı oluşturmak. Yeni yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu'nun ve Türk Borçlar Kanunu'nun hedefi budur. Türkiye'yi, ticaretin en kolay yapıldığı ülke haline getirirken, aynı zamanda ticaretin en güvenli yapıldığı ülke haline getirmek de ana hedeflerimizden biridir. Dolayısıyla gümrüklü yer ve sahalardan, kapılardan, ticaret erbabının satmak istediği, satışa sunduğu ürünlerin çok kısa zamanda geçişi de hedeflense, aynı zamanda kaçağın her türünü önlemek de kamu görevlisinin önemli görevidir.''
''Bu konuda da 'tek pencere sistemi' önemli projelerden biridir. Bu proje, gümrük işlerinin iç gümrük alanlarında, tek yerde yapıldığı bir uygulamadır'' diyen Yazıcı, konuşmasını şöyle tamamladı:
''Vatandaş, özellikle ithalatında değişik kamu kurum ve kuruluşlarında dolaşmak yerine, işlemlerin elektronik ortamda, bir noktada toplanmasıdır. Müteşebbis, o noktadan işlemlerini tamamlayıp yoluna devam edecek. Bir projemiz de 'tek duvar'dır. Bu da gümrüklü sahalardan birçok kamu otoritesini bir yere toplamak suretiyle gümrükten giriş, çıkış yapan vatandaşların, gümrüklü sahada değişik yerlere koşmasına mahal bırakmadan bir yerde bu işlemleri tamamlayacağı bir sistem. Bu gümrük müdürlüğünün, daha çok mal satana, daha çok üretim satana hizmet ver
mek için hayırlı olmasını diliyorum.''
Yazıcı, daha sonra Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız, AK Parti Milletvekilleri Mehmet Daniş, İsmail Kaşdemir, Faruk Nafiz Özak, İçdaş Genel Müdürü ve Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülend Engin ile birlikte kurdeleyi keserek, gümrük müdürlüğünü hizmete açtı.
Bakan Yazıcı, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'nı da (ÇTSO) ziyaret etti.
Yazıcı, burada yaptığı konuşmada, gittiği her yerde hasbihal içinde bulunduğu kesimlerin başında ticaret ve sanayi odaları ile esnaf odalarının geldiğini söyledi.
Meslek örgütlerinin, sadece meslek mensuplarının, belirli periyotlarla seçim yapmak suretiyle, bazı arkadaşlarını görevlendirdikleri yapılardan ibaret olmadığına, o yapıların işlevleri bulunduğuna işaret eden Yazıcı, ''Bunlar, meslek mensuplarının icrai faaliyetlerini takip edecekler. Sorunlarının hükümete, ilgili kamu kuruluşlarına aktarılması noktasında köprü görevi görecekler'' dedi.
Yazıcı, 10 yıldır Türkiye'nin akıllara hangi alan gelirse gelsin muazzam bir mesafe kaydettiğini ifade ederek, ''Bu nasıl sağlandı? Bununla ilgili çok şey söylemek mümkün. Ama şunun altını özellikle çizmek istiyorum. Devlet ve devletin yönetim erki içinde yer alan yapıların fonksiyonunu iyi belirlemek, hizmet üretmek bakımından son derece önemlidir. Biz, devlet dediğimiz mekanizmayı bireylerin oluşturduğu bir hizmet kurumu olarak addediyoruz. İşte onun için 'Biz hizmetkarız' diyoruz'' dedi.


Devletin ve yürütme erkinin görevinin bireyin, müteşebbisin, tüccarın, sanayicinin, esnafın önünde, yürüyüşünü engelleyecek engelleri kaldırmak olduğunu dile getiren Yazıcı, şöyle konuştu:
''Yolu yoksa yol yapacak. Ulaşım için zaman kaybı söz konusu olduğunda ulaşımı hızlandıracak. İletişim araçlarını, çağdaş teknolojik imkanları, 
ülkemize kazandırmak suretiyle daha etkin zaman kaybına yol açmayacak düzeye getirecek. Tüm bunlara baktığımız zaman bizim yönetimdeki hizmet anlayışımızın bu bakışımızdan kaynaklandığını görecek ve takdir edeceksiniz. Biz gerçekten çok seri, etkin, bürokratik süreçleri azaltan bir yönetim anlayışı içindeyiz. Ama her şeyi çözdüğümüz iddiasında değiliz. Öyle megalomanlık içinde değiliz. Ama süreçlerde gerçekten müteşebbisin önünü açacak bir perspektifle yolumuza devam ediyoruz. Hangi alanda bir proje üretiyorsanız, bir yol haritası belirliyorsanız, bir düzenleme yapma ihtiyacı doğmuşsa, o alanın paydaşlarıyla o konuyu paylaşmak gerekir. Paylaşmadan yaptığınız icraat, ortaya koyduğunuz proje, mutlaka birileri tarafından bazen çok katı bir biçimde, bazen orta düzeyde eleştiriye muhatap olur. Bunun en güzel örneklerinden bir tanesi de Meclis tatile girmeden önce Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile gerçekleştirdiğimiz yeni Türk Ticaret Kanunu'ndaki değişikliklerdir.'''
-''Müteşebbis daha fazla çalışacak''-
Hayati Yazıcı, Türkiye'nin bugün dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi haline gelmesinde en önemli etkenin hükümetin sevk ve idaresi olduğunu, müteşebbisin de Türkiye Cumhuriyeti 

Hükümeti'nin duruşuna, bakışına güvenerek elini taşın altına koymak suretiyle yüklendiği riskler sonucu ülke ekonomisini bu duruma getirdiğini bildirdi.
Yazıcı, sonuçları çok ağır küresel krize rağmen Türkiye'nin geçen yıl 8,5 oranında büyüme gerçekleştirdiğini hatırlatarak, ''Bu seneki rakamları da yine dünyadaki benzerleriyle kıyasladığımızda arzu ettiğimiz seviyede olmasa bile önemli mesafe kaydettiğimiz gerçeğinden hareketle, bunu hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Alt yapı sorunlarını çözmek için kullandığımız kaynaklar millete ait kaynaklar. Müteşebbis daha çok çalışacak, daha fazla üretecek, daha fazla kazanacak, daha fazla vergi ödeyecek'' dedi.
Önemli sorunların başında kayıt dışılığın geldiğini dile getiren Yazıcı, şunları kaydetti:
''Kayıt dışı ne kadar büyükse, kayıtta olanların yükü de o kadar ağırdır. Kayıt dışını ne kadar azaltırsak, hedefimiz o, kayıttakilerin yükünü de o oranda azaltırız. Bakın yeni Türk Ticaret Kanunu'nun önemli hedeflerinden birisi de kayıt dışılığı önlemektir. Küresel dünyada, çok çetin şekilde sürdürülen rekabet ortamında, Türk müteşebbisinin rekabet gücünü artırmak, dış pazar alanlarını büyütmek, şirket yapılarını güçlü hale getirmek, şirkete tahsis edilmiş sermayesini korunaklı kılmak ve elbette ki şeffaflığı sağlamak suretiyle kayıt dışı harcamaları ve giderleri kayıtlı hale getirerek, ekonomiyi ölçülebilir gözlenebilinir duruma getirmek bu kanunun en önemli hedeflerinden bir tanesidir.''
-''Sorunlarımız var, ama gidişimiz iyi-
Bakan Yazıcı, esnaf ve sanatkarların ticari hayatın emektarları, önemli aktörleri arasında yer aldığını, bunlarla ilgili de önemli çalışmalar bulunduğunu söyledi.
Türk tarihinde özellikle ekonomik hayatın aktörlerine ilişkin çok özgün uygulamalar bulunduğunu belirten Yazıcı, ''Ahilik bunlardan en önemlisi. Şu Ahi Evran bir başka ulusun tarihinde yer alan bir kişi olsaydı ve ahilik uygulamaları bir başka milletin ticari değerleri arasında yer alsaydı, bu herhalde uluslararası düzeyde kutlanan destanımsı bir duruma dönüşürdü. Bunu başaramamışız. Ama hedefimizin bu olması lazım'' dedi.
İyi yolda olduklarını ifade eden Yazıcı, şunları kaydetti:
''Sorunlarımız var, ama gidişimiz iyi. Kardeşliğimiz, birliğimiz, bütünlüğümüz önemli. İnşallah ülkeyi hep birlikte Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023'e götürürken 500 milyar dolarlık ihracat yapan, kişi başına geliri 25 bin dolar seviyesine ulaştırmamız gerekiyor. Tüccar ve esnaf olarak, ramazan ayındayız. Biz yardımlaşmayı, dayanışmayı çok seven bir milletiz. Bizim toplumsal yapımızın temelinde yardımlaşma ve dayanışma duyumuzun gelişmiş olması çok önemli bir faktördür. Ramazanda bu zirve yapıyor. Dolayısıyla her tüccar ve sanayicinin, her müteşebbisin içinde bulunduğu toplumda ticari faaliyetini devam ettiriyorsa, o alanda elbette ki karını makul ölçüde gözetmek hakkı. Ama bunun yanında ayrıca her birimizin bulunduğumuz yer itibarıyla, içinde yaşadığımız ülke itibarıyla hatta dünya içinde sosyal sorumluluğumuz var. Bunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Türkiye Somali'ye elini uzatıyorsa, Bangladeş'e uzanıyorsa, Pakistan'da felaket olup oraya gidiyorsa sosyal sorumluluğunun gereğidir.''


Çanakkale’ye emeği geçenler ödüllendirildi


ÇANAKKALE Ticaret ve Sanayi Odası Kongre ve Fuar Merkezi ile kent merkezindeki İş Merkezi açılışları, ‘Çanakkale’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’ ve ‘ÇTSO İnşaatlarında Emeği Geçenlere ve Katkı Sunanlara Plaket Takdimi Töreni’ ile bir arada gerçekleştirildi.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ÇTSO Başkanı Bülend Engin, ödül töreninde, en çok vergi ödeyen, en çok ihracat yapan, ÇTSO inşaatlarına destek verenlere, müteahhitlere ve 50 yıl ve üzeri oda üyelerine tek tek ödül ve plaket takdim etti.
Törende markalaşmanın önemine işaret eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Para kazanmak, daha zengin olmak, dünyanın ilk 10 ülkesi içerisine girmek istiyorsak, ne yaparsak yapalım işi markalaştırmak gerek. Tüccarlarımıza da, iş adamlarımıza da söylüyorum; Ne iş yaparsanız yapın, markalaşın” dedi.



Çanakkale'de pembe prenses hizmete açıldı


ÇANAKKALE'de hizmet verecek pembe prenses isimli kanser tarama aracı törenle hizmete başladı.
Sağlık Bakanlığı'nın kanser kontrol programı çalışması kapsamında, İÇDAŞ'ın katkılarıyla, Çanakkale Halk Sağlığı Müdürlüğü'ne, pembe prenses isimli kanser tarama aracı kazandırıldı. Araç, İskele Meydanında düzenlenen törenle hizmete başladı. AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanı Yavuz Ateş, İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Necmi İnce, Halk Sağlığı Müdürü Dr. Burhan Kütük, GESTAŞ Genel Müdürü Volkan Uslu ile sağlık çalışanları ve vatandaşlar törene katıldı.
Konuşma yapan ve kanser tedavisinde erken teşhisin önemli olduğunu hatırlatan AK Partili Milletvekili Turan, bunun için Sağlık Bakanlığı'nın büyük çaba ve girişimleri olduğuna işaret etti. Bu kapsamda yaklaşık 650 liraya hazırlanan kanser tarama aracının Çanakkale'ye kazandırıldığını belirten Turan, "Rakamlar erken teşhis konulduğu takdirde kanser hastalığının 3'de 1'nden fazlasının önlenebilir, 3'te 1'inin de tedavi edilebilir olduğunu söylüyor. Kanser vakaları artmasına rağmen dünyada çok sayıda hasta erken tanı ve teşhis hizmetlerine, tedavi ve radyoterapi içeren hizmetlere erişim sorunu yaşıyor. Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri önlenebilir ve taranabilirdir. Meme kanseri kansere bağlı ölüm sebepleri arasında birinci sırada. Bu yüzden Sağlık Bakanlığımızın yürüttüğü farkındalık çalışmaları ve tarama programları sayesinde hastalıklarda erken teşhisin artarak tedavilerde başarı oranın artırılması hedefleniyor" diye konuştu.
Çanakkale Valisi Orhan Tavlı ise kentte, sağlık sektöründe halen 31 yatırımın bulunmakta olduğunu, 7 yatırımın inşaatının devam ettiğini söyledi.
Kanserin tüm dünyada gittikçe yaygınlaşan önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu belirten Vali Tavlı, "Kanser en çok gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir. Bu kapsamda, kontrol programları insanlığın geleceği adına hayati önem taşımaktadır" diye konuştu.
Konuşmalarının ardından dua edilmesiyle birlikte protokol tarafından İÇDAŞ'ın katkılarıyla Çanakkale Halk Sağlığı Müdürlüğüne kazandırılan "Pembe Prenses" isimli kanser tarama aracının açılışı gerçekleştirildi.



Bülend Engin önderliğinde inşaatçıların sorunları masaya yatırıldı


İnşaatçıların sorunları masaya yatırıldı. ÇTSO Yönetim Kurulu 19 No'lu Meslek grubu üyeleriyle bir araya geldi. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası her hafta farklı bir meslek grubu üyeleri ile yaptığı toplantıyı bu hafta 19 no'lu Meslek grubu temsilcileriyle gerçekleştirdi. ÇTSO Kongre Fuar Merkezinde gerçekleştirilen toplantıda; 19 no'lu Meslek Komite Başkanı Ümit Başocak, Komite Üyeleri Hasan Güder, Mehmet Baydemir, Özgür Ekşi, Özgür Sınmaz ve mimarlık, mühendislik, iş sağlığı ve güvenliği, özel güvenlik, temizlik şirketi, gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren sektör temsilcileri, ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülend Engin, Başkan Yardımcısı Selçuk Semizoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri İbrahim Gürbüz, Fatih İş, Yaşar Murat Aydoğdu, Genel Sekreter Sema Sandal ile bir araya geldi. Meslek grubu temsilcileri tarafından; 25 Kasım'da ÇTSO Kongre Fuar Merkezi'nde düzenlenecek "Dış Ticaret Semineri" , işletmelerin kredi kullanırken teminat olarak gösterdikleri gayrimenkullerin ekspertiz değerinin çok altında gösterilmesinin yarattığı mağduriyetler, jeotermal enerji santrali lisans başvuruları, Çanakkale'de yaşanan ticari ilişkiler, iş sağlığı ve güvenliği konusunda özellikle işveren tarafından algı değişikliğine ihtiyaç duyulduğu, Çanakkale'de faaliyet gösteren 13 adet iş sağlığı ve güvenliği şirketlerinin ortak bir tanıtım toplantısı yapması, nace kodlarında yaşanan uyumsuzluklar, bankalardan alınan desteklerde yaşanan sorunlar ile "Kredi Garanti Fonu" uygulamalarında yaşanan problemler ve çözüm önerileri gündeme getirildi.



Kaynak : http://bulendengin.com/tr/post/Bulend-Engin-onderliginde-insaatcilarin-sorunlari-masaya-yatirildi

İÇDAŞ'ın mavi yakalılarına ödül


İÇDAŞ'ın Mavi Yakalılarına Ödül IÇDAŞ, Türkiye'nin ağır sanayi alanında önde gelen kuruluşları arasında yerini alırken, emek veren alın teri döken mavi yakalı çalışanları da ödüller kazanıyor. İÇDAŞ'ın kaliteli üretim anlayışı sırasında en önem verdiği konuların başında gelen iş sağlığı ve güvenliği konusu geliyor. Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen MESS "Altın Eldiven" ve "Altın Öneri" İş Sağlığı ve Güvenliği Yarışmaları sonuçlandı. İÇDAŞ'tan Alican Akman ve Necmi Uzun yaptıkları öneri ile yarışmada "Altın Öneri" dalında ödüle layık görüldüler. MESS "Altın Eldiven" ve "Altın Öneri" İSG Yarışmaları, iş sağlığı ve güvenliği alanında farkındalık yaratmak, bu alanda sürdürülen çabaları desteklemek ve teşvik etmek, iş güvenliği bilincinin gelişimine katkı sağlamak amacıyla düzenleniyor. Bu yıl 135 projenin katıldığı yarışmaların ödül töreni İstanbul Marriot Otel'de yapıldı. MESS Altın Öneri İSG Yarışması'nda mavi yakalı çalışanlarca yapılmış İSG önerileri değerlendirildi. Alanlarında uzman 10 üyeden oluşan jürinin yaptığı puanlama sonucunda dereceye giren ve tavsiye edilen uygulamalar tespit edildi. Bu yıl 2'incisi düzenlenen yarışmaların "MESS Altın Öneri İSG" bölümünde İÇDAŞ'ın iki mavi yakalı çalışanı ödül kazandı. Yaptıkları proje ile hem işletmeye hem de çalışana yönelik büyük fayda sağlayan Alican Akman ve Necmi Uzun para ödülüyle ödüllendirildi. İÇDAŞ'ın iş sağlığı ve güvenliği konusundaki çalışmaları nedeniyle de İSG Müdürü Agah Ayhan'a başarı ve teşekkür plaketi verildi. Agah Ayhan, İÇDAŞ'ın üretim anlayışının kaliteye dayalı olduğunu bunun için ise öncelikle iş güvenliğine önem verdiklerini söyledi. Agah Ayhan "Üretim sırasında iş güvenliğine yönelik uygulamalarımız dünya standartlarında sürdürülüyor. Bununla birlikte çalışanlarımızın da bu alanda fikir üretip öneri getirmeleri takdire şayan. MESS Altın Öneri İSG Yarışması'na önerileri ile katılarak ödül kazanan arkadaşlarımızı kutluyorum. Yaptıkları proje ile hem işletme maliyetlerimizi azalttılar, hem de daha güvenlikli bir üretim adımına katkıda bulundular" dedi. 
Sağlık Bakanlığı'nın "Kanser Kontrol Programı" çalışması kapsamında İÇDAŞ'ın katkılarıyla Çanakkale Halk Sağlığı Müdürlüğüne kazandırılan...
Sağlık Bakanlığı'nın "Kanser Kontrol Programı" çalışması kapsamında İÇDAŞ'ın katkılarıyla Çanakkale Halk Sağlığı Müdürlüğüne kazandırılan "Pembe Prenses" isimli kanser tarama aracı törenle hizmete girdi.
Düzenlenen törene, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanı Yavuz Ateş, İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Necmi İnce, Halk Sağlığı Müdürü Dr. Burhan Kütük, GESTAŞ Genel Müdürü Volkan Uslu ile sağlık çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Rakamlar erken teşhis konulduğu takdirde kanser hastalığının üçte birinden fazlasının önlenebilir ve üçte birinin de tedavi edilebilir olduğunu söylüyor. Kanser vakaları artmasına rağmen dünyada çok sayıda hasta erken tanı ve teşhis hizmetlerine, tedavi ve radyoterapi içeren hizmetlere erişim sorunu yaşıyor. Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri önlenebilir ve taranabilirdir. Meme kanseri kansere bağlı ölüm sebepleri arasında birinci sırada. Bu yüzden Sağlık Bakanlığımızın yürüttüğü farkındalık çalışmaları ve tarama programları sayesind
e hastalıklarda erken teşhisin artarak tedavilerde başarı oranın artırılması hedefleniyor " diye konuştu.
Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale'de sağlık sektöründe halen 31 yatırımın bulunduğunu, bunlardan 7 yatırımın inşaatının devam ettiğini söyledi. Vali Tavlı, "Kanser en çok gelişmekte olan ülkelerde 
görülmektedir. Bilimsel araştırmalar kanser vakalarının en az üçte birinin önlenebilir, diğer üçte birinin ise tedavi edilebilir olduğunu gösteriyor. Bu kapsamda, kontrol programları insanlığın geleceği adına hayati 
önem taşımaktadır" diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı'nın "Kanser Kontrol Programı" çalışması kapsamında İÇDAŞ'ın katkılarıyla Çanakkale Halk Sağlığı Müdürlüğüne kazandırılan...
Sağlık Bakanlığı'nın "Kanser Kontrol Programı" çalışması kapsamında İÇDAŞ'ın katkılarıyla Çanakkale Halk Sağlığı Müdürlüğüne kazandırılan "Pembe Prenses" isimli kanser tarama aracı törenle hizmete girdi.
Düzenlenen törene, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanı Yavuz Ateş, İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Necmi İnce, Halk Sağlığı Müdürü Dr. Burhan Kütük, GESTAŞ Genel Müdürü Volkan Uslu ile sağlık çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Rakamlar erken teşhis konulduğu takdirde kanser hastalığının üçte birinden fazlasının önlenebilir ve üçte birinin de tedavi edilebilir olduğunu söylüyor. Kanser vakaları artmasına rağmen dünyada çok sayıda hasta erken tanı ve teşhis hizmetlerine, tedavi ve radyoterapi içeren hizmetlere erişim sorunu yaşıyor. Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri önlenebilir ve taranabilirdir. Meme kanseri kansere bağlı ölüm sebepleri arasında birinci sırada. Bu yüzden Sağlık Bakanlığımızın yürüttüğü farkındalık çalışmaları ve tarama programları sayesinde hastalıklarda erken teşhisin artarak tedavilerde başarı oranın artırılması hedefleniyor " diye konuştu.
Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale'de sağlık sektöründe halen 31 yatırımın bulunduğunu, bunlardan 7 yatırımın inşaatının devam ettiğini söyledi. Vali Tavlı, "Kanser en çok gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir. Bilimsel araştırmalar kanser vakalarının en az üçte birinin önlenebilir, diğer üçte birinin ise tedavi edilebilir olduğunu gösteriyor. Bu kapsamda, kontrol programları insanlığın geleceği adına hayati önem taşımaktadır" diye konuştu.
Konuşmaların ardından "Pembe prenses" adlı kanser tarama aracı törenle hizmete girdi.




10 Kasım'da Bir Kaymakam ve Bir Korsan

ÇAVUŞBIUR 10 Kasım'da bir Kaymakam ve bir Korsan Bekledim.
Nasılsa geçti gitti denecek miydi, bekledim. Yaşananlar üzücüydü! 
Günün hengamesine kendini kaptıranlara hatırlatmak istedim. 
10 Kasım'dı. Lâpseki İÇDAŞ Anadolu Mesleki Teknik Lise'de yapılan Atatürk'ün ölümünü anmadaydık.Ne olup bittiğini görmek istediğimden en arkada oturmayı tercih ederim.
İmam Hatipli öğrenciler, eldeki imkânlarla, zor sahne şartlarında, kendilerince ciddi sayılacak bir oyun sahnelediler.Başı açık kapalı ya da peruk takılı kızlar, matem rengi siyaha bürünmüştü.Erkeklerde dikkat çeken, saflık ve temizlik ifadesi beyaz gömleklerdi. Gösteri bitti. Bir öğretmen hanımefendi, sonradan anladığımıza göre teşekkür için kürsüye geldi.O da ne? İzleyicilerden biri sahneye fırladı. 
Yaşını başını almış biri üstelik.
Atalarımız ne güzel söylemiş: Akıl yaşta değil baştadır.
Neyse...
Adamcağız başladı konuşmaya.
Atatürk'ü konuşuyor, ama saplantılı bir siyasetin ön yargısı ve alt yapısıyla. Bir karşıtlık gizli tepkiyle konuşuyor! Muhatabı nedense herkes ve devlet! Hele de 3-4 kişi alkışlamaz mı? Salonda ayaktakilerle birlikte 110-120 insan var. 
Sinir tepemde, ama ben Çavuş'um. 
Bir de programı bilmiyorum ve müdahale benden önce birilerine düşer. Adam konuşmuyor, saçmalıyor. Müdahale edecek biri nihayet ortaya çıktı. 
Yerel olmayan biri!
Durumdan vazife çıkaran kaymakam Tahir Şaşmaz, yanına giderek, adamı nezaketle aşağı davet etti.
Adam hiç mi hiç oralı değil! Kaymakam ısrar ediyor bir yandan, adam konuşuyor öte yandan.
Kalktım ayağa.
Kaymakam'ın yalnız olmadığını söyleyeceğim, in aşağı diyeceğim; başkalarının, özellikle anma günleri berbatlaştırılan gençlerin tepkisinden çekiniyorum;tahrik olurlar mı sorusu kafamda dönüyor. 
ÇAVUŞBIUR 10 Kasım'da bir Kaymakam ve bir Korsan Bekledim. Nasılsa geçti gitti denecek miydi, bekledim. 
Yaşananlar üzücüydü!
Günün hengamesine kendini kaptıranlara hatırlatmak istedim.
10 Kasım'dı. Lâpseki İÇDAŞ Anadolu Mesleki Teknik Lise'de yapılan Atatürk'ün ölümünü anmadaydık. Ne olup bittiğini görmek istediğimden en arkada oturmayı tercih ederim. İmam Hatipli öğrenciler, eldeki imkânlarla, zor sahne şartlarında, kendilerince ciddi sayılacak bir oyun sahnelediler. Başı açık kapalı ya da peruk takılı kızlar, matem rengi siyaha bürünmüştü. Erkeklerde dikkat çeken, saflık ve temizlik ifadesi beyaz gömleklerdi. Gösteri bitti. Bir öğretmen hanımefendi, sonradan anladığımıza göre teşekkür için kürsüye geldi. O da ne? İzleyicilerden biri sahneye fırladı. Yaşını başını almış biri üstelik. Atalarımız ne güzel söylemiş: Akıl yaşta değil baştadır.
Neyse...
Adamcağız başladı konuşmaya. Atatürk'ü konuşuyor, ama saplantılı bir siyasetin ön yargısı ve alt yapısıyla. Bir karşıtlık gizli tepkiyle konuşuyor! Muhatabı nedense herkes ve devlet! Hele de 3-4 kişi alkışlamaz mı? Salonda ayaktakilerle birlikte 110-120 insan var. Sinir tepemde, ama ben Çavuş'um.
Bir de programı bilmiyorum ve müdahale benden önce birilerine düşer. Adam konuşmuyor, saçmalıyor. Müdahale edecek biri nihayet ortaya çıktı. Yerel olmayan biri! Durumdan vazife çıkaran kaymakam Tahir Şaşmaz, yanına giderek, adamı nezaketle aşağı davet etti. Adam hiç mi hiç oralı değil! Kaymakam ısrar ediyor bir yandan, adam konuşuyor öte yandan. Kalktım ayağa.
Kaymakam'ın yalnız olmadığını söyleyeceğim, in aşağı diyeceğim; başkalarının, özellikle anma günleri berbatlaştırılan gençlerin tepkisinden çekiniyorum; tahrik olurlar mı sorusu kafamda dönüyor. Kaymakam beyin ısrarı birkaç dakika sürdü. Adam anlamıyor! Üzücüydü. Üzücüydü; Çünkü bir mülki amirin rica ve nezaketi önemsenmiyordu; Çünkü o adam kendini Atatürkçü gösteriyordu. O vatandaş gibilere söyleyeceğim şudur ki; Atatürk sizden rahatsızdır, çünkü onu yanlış anlıyor ve anlatıyorsunuz.
Neyse... Adam az daha kalsa, Kaymakam Şaşmaz'ı bilmem de sabrı tükenen Çavuş yaka paça indirebilirdi.
 KAYMAKAM VE DEVLET...

Öyle konumlar vardır ki; Bir şahsın kimliğinde makam ve devlet ortaya çıkmalıdır; Kaymakam hakkını verdi. Toplantı sonrası, Sayın Şaşmaz adamı aldı, okul müdürünün odasına götürdü. Kaymakam bey oradakilerin huzurunda, yine nezaketini bozmadan, ama yapılanın yanlışlığını ortaya koyarak, devleti, okulu, töreni, anmayı özetleyerek, adama dersini verdi; Sonra da kapı gösterildi. O vatandaş ve benzerlerine söyleyeceğim şudur: "Atatürk düşmanlığı" ile "Tayyip düşmanlığı" arasında bize göre bir fark yoktur. "Atatürk yalakalığı" i le "Tayyip yalakalığı" arasında da bir fark yoktur. Yazacağız. Hele de İslam yalakalığı yapanlar... Biraz bekleyin, size söyleyeceğim de çok fazla birikti. Neyse... Gençlerin de öğretmenlerin de hakkını teslim edelim. Kısa geçeceğim. Elden geldiğince, duygulu bir Atatürk'ün ölüm sahnesi işlendi. Doktorların; "Elimizden bir şey gelmiyor" deyişleri... Dokunaklı bir sesten söylenen yanık ezgili "Çalsın Davullar Türküsü"... Kılıç Ali ve Salih Bozok sahneleri... Emeği geçenlere teşekkür ederiz.
ATATÜRK'ÜN BABASINA KÜFÜR Kısaca...
Kılıç Ali, üç "Kel Ali"den biridir. O Kılıç Ali'nin iki oğlundan biri, efsane Galatasaraylılardan ve milli takımın hem oyuncusu hem hocası rahmetli Gündüz Kılıç'tı.
Diğer bir oğlu da geçtiğimiz günlerde vefat eden ve gazetecilik mesleğine, günümüzdeki çağdaş anlayışla yenilikler getiren, günümüzdeki uygulamaların birçoğunda imzası olan, Basın Yayın Genel Müdürlüğü de yapmış bir gazeteci büyüğümüz, Altemur Kılıç'tı. Atatürk'ün yakın çalışma arkadaşı Salih Bozok'un intihar teşebbüsünü de sahneye almışlardı. Heyecanlı bir hanım kızın sesinden "Doktor bulamadı bana ilacı" türküsü okundu. Tek eksik halktı. Lâpseki'nin bir gösteri salonuna ihtiyacı açıktır. Yeni belediye binasında olacak inşallah. Katkısı olanlara teşekkür ederiz. O Atatürk'tü...
Rütbe önemli değil, Mustafa Kemal olarak savaştı, bir siyasetçi olarak vefat etti. Bazı siyasi kararlarından dolayı istismarcılar halkımızı kandırmakla meşguller. Neden ki? Toplum mühendisliği böyle bir şeydir işte! Karşıtlıklar oluşturmak, yeni 15 Temmuzlar üretmek...
Hatta... Ebu Leheb Ebu Cehil gibiler için bile, öldükten sonra kötü söyletmeyen peygamber efendimizin sözüne rağmen... Sahte belgelerle, hem Atatürk'e hem de ölmüş anasına bile sataşıldı. İlkokul öğrencisi Atatürk'ün babasına küfretti; Daha yeni, geçtiğimiz günlerde...
Yazacağız. Ey temizliği ve saflığı hep aleyhine kullanılan ve algı operasyoncuları ile simsar dinciler tarafından dini istismar edilen milletim! Daha yazacağım sizlere... Ya da yazmayayım mı? Rahatsızlık mı veririz?
Eee... istiyorsanız... Siz de bize yazın veya bildirin o zaman... Haber verin o zaman... İlgileniyorsanız yazalım.aymakam beyin ısrarı birkaç dakika sürdü. Adam anlamıyor! Üzücüydü. Üzücüydü; Çünkü bir mülki amirin rica ve nezaketi önemsenmiyordu; Çünkü o adam kendini Atatürkçü gösteriyordu. O vatandaş gibilere söyleyeceğim şudur ki; Atatürk sizden rahatsızdır, çünkü onu yanlış anlıyor ve anlatıyorsunuz. Neyse... Adam az daha kalsa, Kaymakam Şaşmaz'ı bilmem de sabrı tükenen Çavuş yaka paça indirebilirdi.

KAYMAKAM VE DEVLET... Öyle konumlar vardır ki; Bir şahsın kimliğinde makam ve devlet ortaya çıkmalıdır; Kaymakam hakkını verdi.
Toplantı sonrası, Sayın Şaşmaz adamı aldı, okul müdürünün odasına götürdü. Kaymakam bey oradakilerin huzurunda, yine nezaketini bozmadan, ama yapılanın yanlışlığını ortaya koyarak, devleti, okulu, töreni, anmayı özetleyerek, adama dersini verdi; Sonra da kapı gösterildi. O vatandaş ve benzerlerine söyleyeceğim şudur: "Atatürk düşmanlığı" ile "Tayyip düşmanlığı" arasında bize göre bir fark yoktur. "Atatürk yalakalığı" i le "Tayyip yalakalığı" arasında da bir fark yoktur. Yazacağız. Hele de İslam yalakalığı yapanlar... Biraz bekleyin, size söyleyeceğim de çok fazla birikti. Neyse...
Gençlerin de öğretmenlerin de hakkını teslim edelim. Kısa geçeceğim. Elden geldiğince, duygulu bir Atatürk'ün ölüm sahnesi işlendi. Doktorların; "Elimizden bir şey gelmiyor" deyişleri... Dokunaklı bir sesten söylenen yanık ezgili "Çalsın Davullar Türküsü"...
Kılıç Ali ve Salih Bozok sahneleri...
Emeği geçenlere teşekkür ederiz. ATATÜRK'ÜN BABASINA KÜFÜR Kısaca...
Kılıç Ali, üç "Kel Ali"den biridir. O Kılıç Ali'nin iki oğlundan biri, efsane Galatasaraylılardan ve milli takımın hem oyuncusu hem hocası rahmetli Gündüz Kılıç'tı. Diğer bir oğlu da geçtiğimiz günlerde vefat eden ve gazetecilik mesleğine, günümüzdeki çağdaş anlayışla yenilikler getiren, günümüzdeki uygulamaların birçoğunda imzası olan, Basın Yayın Genel Müdürlüğü de yapmış bir gazeteci büyüğümüz, Altemur Kılıç'tı.
Atatürk'ün yakın çalışma arkadaşı Salih Bozok'un intihar teşebbüsünü de sahneye almışlardı. Heyecanlı bir hanım kızın sesinden "Doktor bulamadı bana ilacı" türküsü okundu. Tek eksik halktı. Lâpseki'nin bir gösteri salonuna ihtiyacı açıktır. Yeni belediye binasında olacak inşallah. Katkısı olanlara teşekkür ederiz.
O Atatürk'tü...
Rütbe önemli değil, Mustafa Kemal olarak savaştı, bir siyasetçi olarak vefat etti. Bazı siyasi kararlarından dolayı istismarcılar halkımızı kandırmakla meşguller. Neden ki?
Toplum mühendisliği böyle bir şeydir işte! Karşıtlıklar oluşturmak, yeni 15 Temmuzlar üretmek... Hatta... Ebu Leheb Ebu Cehil gibiler için bile, öldükten sonra kötü söyletmeyen peygamber efendimizin sözüne rağmen... Sahte belgelerle, hem Atatürk'e hem de ölmüş anasına bile sataşıldı. İlkokul öğrencisi Atatürk'ün babasına küfretti; Daha yeni, geçtiğimiz günlerde...
Yazacağız. Ey temizliği ve saflığı hep aleyhine kullanılan ve algı operasyoncuları ile simsar dinciler tarafından dini istismar edilen milletim! Daha yazacağım sizlere... Ya da yazmayayım mı? Rahatsızlık mı veririz?
Eee... istiyorsanız... Siz de bize yazın veya bildirin o zaman... Haber verin o zaman... İlgileniyorsanız yazalım.


22 Aralık 2016 Perşembe

Pembe prenses iskele meydanında


"Pembe Prenses" iskele Meydanında Çanakkale Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından organize edilen Kanser Tarama Aracmın AK Parti Çanakkale Milletveküleri Bülent Turan ve Ayhan Gider, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Halk Sağlığı İl Müdürü Burhan Kütük, Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanı Yavuz Ateş, İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Necmi İnce, GESTAŞ Genel Müdürü Volkan Uslu'nun katılımıyla açılış töreni gerçekleştirildi.
Çanakkale Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından organize edilen Kanser Tarama Aracının AK Parti Çanakkale Milletvekilleri Bülent Turan ve Ayhan Gider, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Halk Sağlığı tl Müdürü Burhan Kütük, Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanı Yavuz Ateş, İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Necmi İnce, GESTAŞ Genel Müdürü Volkan Uslu'nun katılımıyla açılış töreni gerçekleştirildi. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kanser Daire Başkanlığı tarafından yürütülen Kanser Kontrol Programı Kapsamında yürütülen Sağlık Bakanlığınca ve iÇDAŞ'ın katkılarıyla Çanakkale'ye kazandırılan Kanser Tarama Aracı "Pembe Prenses" hizmete açıldı. Açılış konuşmasını yapan Çanakkale Halk Sağlığı Müdürü Burhan Kütük; "Ülkemizde her yıl 159 bin kanser vakası gözlemlenmektedir. Sessiz ve sinsice ilerleyen kanser vakalannın erken teşhis edilmesi, hem tedavi süreci hem de tedavi maliyeti açısından oldukça önemlidir.
Kanser Daire Başkanlığı öncülüğünde ll'i Pembe Prenses Kanser Tarama aracı olmak üzere 26 kanser tarama aracı çeşitli illerde faaliyetlerine devam etmektedir. İÇDAŞ ve Sağlık Bakanlığının katkıları ile 27. Kanser Tarama Aracı şehrimizde hizmete açılmışür. Mamografi aracı ve jinekoloji muayene masası olan aracımızı tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz" dedi. Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkam Yavuz Ateş yaptığı konuşmada; "Sağlıklı bir gelecek sağlıklı bir kadın ile mümkündür.
Her yıl 30 bin kadınımızı kanserden kaybediyoruz. Çok basit önlemlere bunun önemine geçebiliriz. Düzenli ve sağlıklı beslenme, spor, tütün ve benzeri alışkanlıklardan ıa ve taramalamda yapılması uzak durma ve taramaların zamanında yapılması ile kanserden korunabiliriz. Kanserle mücadele ekonomik güç, siyasal istikrar ve halkın katılımı şarttır" dedi. AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider; "Bir ülkede tanm mı sanayi mi daha önemlidir diye bir tartışma açabilirsiniz. Ancak sağlık sektörü oldukça önemlidir, tartışmaya kapalıdır. Bütün faaliyetler insanın daha muüu ve sağlıklı yaşam sürmesi için yapılır. İnşallah kısa bir sürede bu ve bunun gibi çalışmalarla kanseri hayatımızdan çıkarırız" dedi.
"KEPEZE KADAR ÖRNEK BİR YÜRÜME YOLU YAPALIM" Hareketli yaşam konusunda Çanakkale Kordon Boyunda düzenlemeler yapılması gerektiğini "Demokrasi Meydanı'ndan Belediye Başkanımıza sesleniyorum" diyerek ifade eden AK Parti Çanakkale Milletvekili Bülent Turan; "Kadınlarımızın korkulu rüyası olan Meme Kanserinin erken teşhisi için buradayız. Erken teşhisin oldukça önemÜ olduğunu biliyoruz. Umarım bu araç ilçelerimizde ve köylerimizde de gezer. Kanserle mücadelede ortaya konan dört önemli adım olduğunu söyledik. Öncelikle temiz çevre gerekir. Çanakkale'den daha temiz bir çevre bulabilir misiniz? Kaz dağlan bizde, boğaz bizde, rüzgarın kralı bizde. Alkol ve tütün kullanımı noktasında yorum yapmak istemiyorum ancak azaltmanın faydasını dile getirmek istiyorum.
Obezite ile mücadele konusunda Çanakkale en iyi illerden biridir. Şu Demokrasi Meydanı'ndan Belediye Başkanımıza sesleniyorum, Başkanımız öncülük yapsın, askeriyeye giden yolu açalım. Kurumları da geri çekelim. Kepez'e kadar Türkiye'ye örnek bir yürüme yolu yapalım. Çanakkale'nin hakkı budur diyelim. 2 km sahil her derenin kenannda var. Biz Çanakkale'yiz. Dardanos'un Boğaz'm, Troya'nın kentiyiz. Niye bugün söylüyorum. Çünkü hareketli yaşam, kanserle mücadelede, obezite üe mücadele de oldukça önemlidir" dedi.
Çanakkale Valisi Orhan Tavlı; "Çanakkale'de sağlık sektöründe halen 31 yaürım bulunmakta, 7 yatırımın inşaatı da devam etmektedir. 400 yataklı Çanakkale Devlet Hastanesi, 150 yataklı Biga Devlet Hastanesi, 30 yataklı Lapseki Devlet Hastanesi inşaatı devam etmektedir. 24 yatırım da proje ve planlama aşamasındadır. 600 bin Türk Lirası değerindeki Mobil Kanser Tarama Aracı üe bu yatırımlara bir yenisini daha ekledik. Bu araçlar ilimizde erken teşhis konusunda toplumsal farkındalığı artırma faaliyetlerine hız kazandıracakur. Bu büyük bir hizmettir. Devlet olarak amacımız sağlıklı nesüler yetiştirmektir" dedi. Katkılanndan dolayı Çanakkale Valisi Orhan Tavlı tarafından, tÇDAŞ adına Şerif Mutlu'ya plaket verilmesinin ardından Kanser Tarama Aracı yapılan duanın ardından hizmete girdi. Etkinlikte İÇDAŞ vatandaşlara meyve ikramında bulunuldu.