20 Kasım 2018 Salı

Çanakkale'de Assos Antik kent Döneminden kalan 2 bin Yıllık 'spor' Kalıntısı

Çanakkale'de yer alan Assos Antik Kenti dönemi sporcuların güneşten korunmak amacıyla vücutlarına sürdükleri zeytinyağını temizlemek için kullanmış oldukları bronz ve demirden yapılmış olan  2 bin yıllık "strigiler" bulundu.

Çanakkale Ayvacık ilçesine bağlı olan Behramkale köyünde yer alan Assos Kentti döneminde sporcuların antreman ve yarışmalara çıkmadan önce güneşten korunmak için vücutlarına sürdükleri yağdan kurtulmak için kullandıkları "strigiler" adı olarak bilinen kazıma aletidir. Kazıma aletinin şekli yarım ayıandırarak bronz ve demirden yapılmaktadır. 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇÖMÜ) Fen Edebiyat fakültesi Arkeoloji Bölümü ve Assos Antik Kenti kazı heyeleti başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan yaptığı açıklamada, "2018 yılı kazı döneminin Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ve maddi desteği olan İÇDAŞ ana sponsorluğunda sürdüğünü belirtti." Bu dönem kazılarında bölgede önemli verilere ulaştıklarını vurgulayan Arslan, bunlardan birinin ise antik çağda vücutlarına sürdükleri koruyucu yağdan arınmak isteyen sporcuların kullandığı strigilisler olduğuna işaret etti.

Arslan, 2 bin yıl önce günümüzdeki gibi güneşten koruyucu kremler bulunmadığı için bu nedenle özellikle sporla uğraşanların zeytinyağından faydalandıklarını belirterek. "Bu dönem kazılarda çok sayıda strigilis adını verdiğimiz malzemelere rastladık. Bunlar bronzdan yapılmış malzemeler. Genellikle sporcular tarafından kullanılıyor o dönemde. Strigilis bazen demirden yapılıyor ama en çok bronzdan yapılmış örneklerini biliyoruz. Şekil olarak yarım ayı andıran bir yapıya sahip." diye konuştu.



19 Kasım 2018 Pazartesi

İÇDAŞ'dan, Çanakkale'deki Deniz Canlıları İçin Yaşam Alanı

İÇDAŞ, Çanakkale'nin Biga ilçesindeki deniz canlıları için yaşam alanları oluşturulması ve balık popülasyonunun artırılması amacıyla  4 yıl önce faliyete geçen "Yapay Resif" projesi yıl sonunda tamamlanması planlanmaktadır. Değeri 3 milyon lira olan yapay resif projesi balık ve diğer deniz canlılarının popülasyonunu artırarak proje başarılı bir şekilde ilerlemektedir.

İÇDAŞ'ın, üretim tesislerinin bulunduğu Çanakkale'nin Biga ilçesi açıklarında 4 yıl önce başlatılan ve yıl sonunda tamamlanması planlanan 3 milyon liralık yapay resif projesi, balık ve diğer deniz canlılarının popülasyonunu artırdı.

İÇDAŞ'ın, ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi iş birliğiyle hazırladığı 4 yıllık proje kapsamında, bugüne kadar 2 bin adet yapay resif bin 570'i, Biga'nın Değirmencik, Kemer ve Bekirli köyleri açıklarında denize indirildi.

Proje daha tamamlanmadan, balık ve diğer deniz canlılarındaki artış, bölge balıkçısının yüzünü güldürürken, geri kalan 430 yapay resifin bu yıl sonuna kadar denizle buluşturulması hedefleniyor.

İÇDAŞ Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi AŞ Liman Müdürü Türker Özman, yaptığı açıklamada, İÇDAŞ Genel Müdürü Bülend Engin'in talimatıyla 4 yıl önce başlatılan projenin, bu yıl sonunda tamamlanacağını belirtti.

Özman, firmaya ait tesislerin bulunduğu çevre köylerin büyük çoğunluğunun geçimini balıkçılıktan sağladığını ve yasak avcılık faaliyetlerini önlemek ve kalıcı bir çözüm olacağını dile getirdi.

"Balıkçılarımız bu durumdan çok memnun"

Tarım ve Orman Bakanlığından 2 bin adetlik yapay resif izni alındığını anlatan Özman, şöyle dedi:


"Şu ana kadar bin 570 adet yapay resif denizle buluşturuldu. Toplam maliyeti yaklaşık 3 milyon lira olan bu proje denizlerdeki balık çeşitliliğinin de artmasına vesile olacak. Balıkçılarımız bu durumdan çok memnun. Kalan 430 adet resifi de bu yıl sonuna kadar denizle buluşturacağız. 4 yıl önce başlanan bu faaliyetin sonuçlarını şimdiden almaktayız. Denizlerimizin balık popülasyonunda artış, deniz florasındaki olumlu gelişim çok belirgin olarak gözlenmekte. Hem ÇOMÜ Deniz Bilimleri Fakültesinin yaptığı dalışlarla hem de çevredeki balıkçılık faaliyetlerinde çıkan balık çeşitleriyle bu gelişmeler çok net bir şekilde ortaya çıkmaktadır."

ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Avlama Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Ayaz da yapay resiflerin denizdeki canlılığın devamı için çok önemli olduğunu belirtti.

Ayaz, bunun en önemli örneğinin İÇDAŞ fabrikalarının sahiline konuşlandırılan yapay resifler olduğuna dikkati çekerek, şunları aktardı:

"Doğal resifler, ağ balıkçılığı tahribatından dolayı üzerleri ağlarla örtülü ve etkisiz halde. Bu yüzden kıyı bölgelerinde yeni habitatlara ihtiyaç duyuluyor. Yapay resifler balıkların üremesine katkı sağlayan düzenekler. Bunlar genelde içi delikli beton bloklar halinde yapılıyor. Doğala en yakın malzeme olduğu için beton kullanılıyor. ÇOMÜ'lü öğretim üyelerinin proje aşamasında bizzat yer aldığı bu çalışmada denizdeki canlılığın korunması ve çeşitliliğin çoğalması asıl hedeflerin başında geliyor."

"Balık popülasyonu gittikçe artıyor"

Bölge balıkçılarından Hüseyin Pırnal, daha önce görmedikleri türleri bu resifler sayesinde avladıklarını belirtti.

Pırnal, yapay resifle İÇDAŞ sayesinde tanıştıklarını ifade ederek, şunları dile getirdi:

"Özellikle son birkaç yıldır güzel lüfer yakalıyoruz. Sularımızda olmayan çipura var. Daha önce yoktu mesela ama bu resifler kurulduktan sonra şu an çipura da yakalıyoruz. Mercan bile var. Balık popülasyonu gittikçe artıyor. Ben 35 yaşındayım. Daha önce sahillerimizde hiç görmediğim balıkları avlıyorum ve çok mutluyum. Yapay resiflerin katkısı çok büyük. Onlar denize bir koydu, biz bin avladık."

Murat Horoz da özellikle hafta sonları sahilde olta atacak yer bulamadıklarını söyledi.

Horoz, bunun mutluluk verici bir durum olduğunu dile getirerek, "Bölgemizde şu an denize atılan resiflerle hiç olmayan balık türleri de gelmeye başladı. Melanur, eşkina gibi daha önce olmayan balıkları bugün bölgemizde bulabiliyoruz. Resifler balıklara yuva, yatak oldu." dedi.

12 Ekim 2018 Cuma

Çanakkale'de Cami Yarım Kalamazdı

Çanakkale Onsekiz Mart üniversitesi Terzioğlu Kampüsü"ndeki 20 bin kişi kapasiteli, 6 minareli caminin tamamlanması için işe el atan İÇDAŞ"ın Genel Müdürü Bülend Engin, gazetemizin sorularını samimiyetle yanıtladı. Genel Müdür Engin, sürecin nasıl başladığını, "Hepimiz Çanakkale ruhuyla var olduk. Çanakkale varlığımızın temeli, maneviyatımızın ve birliğimizin sebebidir. Çanakkale"de bir camimizin yarım kalmasını kabul edemez, duyarsız kalamazdık" ifadeleri ile aktardı.

Çanakkale Onsekiz Mart üniversitesi Terzioğlu Kampüsü'ndeki 20 bin kişi kapasiteli, 6 minareli caminin tamamlanması için işe el atan İÇDAŞ'ın Genel Müdürü Bülend Engin, gazetemizin sorularını samimiyetle yanıtladı. Genel Müdür Engin, sürecin nasıl başladığını, "Çanakkale varlığımızın temeli, maneviyatımızın ve birliğimizin sebebidir. Çanakkale'de bir camimizin yarım kalmasını kabul edemez, duyarsız kalamazdık" ifadeleri ile aktardı.

"DUYARSIZ KALAMAZDIK" 

Uzun yıllar bir beton yığını olarak üniversitenin girişinde akıbetini bekleyen camii, İÇDAŞ'ın sosyal sorumluluğu sayesinde ibadete açılacak. 18 Mart İÇDAŞ Ulu Camii adı ile 20 bin kişiye ibadet imkanı sağlayacak yapı, onaltıncı yüzyıl Osmanlı Mimarisi ile günümüz teknolojisinin buluştuğu bir tasarım olacak. Genel Müdür Engin, kaba inşaatın yüzde sekseninden sonra işe başladıklarını ifade etti. Kütüphaneden derslik ve seminer salonlarına, asansörden toplantı salonu ve çocuk oyun alanlarına kadar farklı donanımları olan camii için iki yıllık bir süre öngörülüyor.

İÇDAŞ'ın Genel Müdürü Bülend Engin, gazetemizin sorularını samimiyetle yanıtladı. Sosyal sorumluluk adına önemli bir adım atarak üniversitede inşaatı yarım kalan Ulu Caminin yapım ve tamamlanma işini İÇDAŞ üstlenmişti. Bülend bey süreç nasıl başladı? Hepimiz Çanakkale ruhuyla var olduk. Çanakkale varlığımızın temeli, maneviyatımızın ve birliğimizin sebebidir. Çanakkale'de bir camimizin yarım kalmasını kabul edemez, duyarsız kalamazdık.


Cami inşaatını hangi durumdayken devraldınız? Biz camiyi betonarme yapıda kaba inşaatının %80'i yapılmış olarak teslim aldık. Allah'ın izniyle yapılmayan kaba inşaat kısmı ile bütün dış ve iç cephe duvarlar işlerinden, mekanik, elektrik, altyapı sanat ve çevre düzenlemesine kadar eksik kalan bütün işlerini tamamlayacağız.

Peki şu anda İÇDAŞ Ulu Cami inşaatı ne durumda? Camide çok yönlü bir çalışma söz konusu. Eksik olan betonarme kaba inşaat tamamlanıyor. Duvar ve dış cepheler için malzeme siparişlerinin tamamı yapıldı. Bir yandan mimari detaylar düzenlenirken diğer yandan altyapı işleri sürdürülüyor. İçerde kubbe altı işleri için +20 mt kodunda devasa çelik konstrüksiyon iskele kurulmakta. Büyük ve çok yönlü bir planlama içinde çalışmalar yürütülmekte.

Eserin özellikleri hakkında bilgi alabilir miyiz? İçdaş Ulu Cami onaltıncı yüzyıl Osmanlı Mimarisi ile günümüz teknolojisinin buluştuğu bir tasarım. 15 mt çaplı dört yarım kubbeyle desteklenen ana kubbesinin yüksekliği 39 mt, çapı ise 26 mt olup aynı anda 20.000 kişinin ibadetine imkan sağlayacak olan bir Selatin Camisi. Beş dönüm taban alana oturan cami altı adet çift şerefeli minareye ve22 kubbeli 2772 mt2 alana haiz bir iç avluya sahip. İç mekanlarında ise kütüphaneden derslik ve seminer salonlarına, asansörden toplantı salonu ve çocuk oyun alanlarına kadar farklı donanımları olan bir proje. Bütün bu özellikleriyle düşünüldüğünde diyebiliriz ki, İçdaş Ulu Cami Çanakkale'nin manevi ruhunu kucaklayacak.

Cami ne zaman ibadete açılır? Bir takvim var mı? Detay unsurları ve sanat işçiliği yoğun bir eserden söz ediyoruz. Mimarların ve inşa mühendislerimizin öngörüsü 2 yıl- Sakıncası yoksa bu projeye ne kadar bütçe ayrıldı? Ek finansman gerekecek mi? Başlattığımız işler son hızla devam ediyor. Cami inşaatında çıkardığımız tamamlama maliyeti 25 milyon lira görünüyor. Ancak Devletimiz bize bir görev tevdi ettiğinde biz hesap değil görevi yaparız. Kalan her şey teferruattır. Bülend bey, açıklamalarınız için teşekkür ederiz. Son olarak Çanakkale'ye iletmek istediğiniz bir şey var mı? Sevgi ve selamlarımı iletiyorum. Çanakkale bizim sevdamız, ülkemizin manevi başkenti. Şehitlerimizin emaneti. Onlara ve ülkemize layık olmak için çalışıyoruz.

Çanakkale'ye Uçak Gemisi İçin Dev Havuz

Türkiye'nin sanayi kuruluşlarından İÇDAŞ AŞ'nin Çanakkale'nin Biga ilçesinde uçak gemisi üretmek için 50 milyon dolarlık yatırımla başladığı kuru havuz inşaatının yüzde 40'ı tamamlandı.

İÇDAŞ'ın Çanakkale'de yer alan Değirmencik çelik ve enerji üretim tesisleri ile tersanesinin bulunduğu alana, 370 metrelik boyu ve 70 metrelik genişliğiyle tamamlandığında "Yerli ve Milli Uçak Gemisi Yapım Havuzu"  ülkenin en büyük gemi inşa alanı unvanına sahip olacak.

Yerli ve Milli Uçak Gemisi Yapım Havuzu'nun inşaat çalışmaları gelecek yıl sonuna kadar bitirilmesi planlanıyor.

İÇDAŞ Yatırım Direktörü İsmail Yaman, yaptığı açıklamada "Yerli ve Milli Uçak Gemisi Yapım Havuzu"nda inşaatın yatırımında hız kesmeden devam ettiğini belirtti.

Türkiye'nin Yerli Ve Milli Uçak Gemisi'nin yapımı için devam eden inşa faaliyetleri 24 saat aralıksız devam ettiğini ve yaklaşık bin işçinin çalıştığını belirten Yaman, en büyük desteği emsal teşkil edeceğini ve tesiste yapılan şantiyede en modern beton ile demir teknolojisinden faydalandığını açıkladı.

Yaman, deniz içinde de inşası devam eden kuru havuzun, İÇDAŞ'ın kendi öz kaynakları ve teknik imkanları ile yapıldığını vurgulayarak, "Maliyeti 50 milyon dolar olan ve önümüzdeki yıl tamamlanması planlanan tesiste, uçak gemisi inşası ile yeni istihdam olanağı ortaya çıkarak yaklaşık bin kişi için iş imkanı sağlanacak." dedi.


"Sıkıntıları çalışarak üreterek aşacağız"

Şantiyedeki çalışmaların 24 saat esasına göre devam ettiğini anlatan Yaman, "Genel Müdürümüz Sayın Bülend Engin'in talimatlarıyla başladığımız proje şu an bin çalışanla sürüyor. Sahada çağın en gelişmiş teknik ekipmanları kullanılarak yüksek mühendislik uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ülkemizin ekonomik sıkıntılarla savaştığı bugünlerde, Bülend Bey bize sıkıntıları çalışarak üreterek aşacağız, başka yolu yok, yatırımlara tam yol devam edilecek talimatı verdi. Bizler de 7 gün 24 saat durmaksızın sahada çalışmaktayız. Bu projede görev almaktan dolayı gururluyuz. Havuzun inşaat çalışmaların tamamlandığı, uçak gemisi çalışmalarına başlandığı günü görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz." diye konuştu.

Yaman, mühendislerinden işçisine bütün çalışanların ülkenin uçak gemisine ev sahipliği yapacak bu yatırımda görev almaktan gurur duyduğunu dile getirerek, "Havuz inşaatı bittiğinde ülkemizin denizcilik ve gemi yapım sektörü gücüne güç katmış olacağız. Uçak gemisi ve muadili büyüklükteki bütün gemilerin yapımı için Türkiye bu sayede bir cazibe merkezi olacak. Destanlar kenti Çanakkale, 103 yıl önce verdiği kurtuluş mücadelesinin tesiriyle bizlere ilham kaynağı olmaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.

İnşaat çalışmaları kapsamında sahada 4 vincin çalıştığını anlatan Yaman, sözlerini şöyle bitirdi:

"Çalışmalarda 4 fore kazık, 3 diyafram ve 2 enjeksiyon makinesi ile 2 adet 20x70 tonluk jib crane imalatı, 11 bin jet grout, 955 çekme, 640 fore kazık sistemi ve 2 bin 200 metre kılavuz duvar yapımımız sürüyor. Ayrıca uçak gemisi inşası için sahada oluşturulan boyama, raspa, saç kesim ve özel talaşlı imalat atölyelerinde 25 otomatik CNC torna ve 15 adet freze, pres ve makine parçası üretim amaçlı tezgah devreye alınmış durumda."

25 Eylül 2018 Salı

Parion Antik Kenti'nde 1500 Yıllık Aşk

Çanakkale Biga'da bulunan Parion Antik Kenti'nde devam eden kazı çalışmaları esnasında birbirine sarılı halde gömülen, bir kadın ve erkeğe ait olduğu tahmin edilen 1500 yıllık mezar bulundu. 



Dünyada çok fazla örneğine rastlanmayan mezar, kazı sponsoru İÇDAŞ'ın da desteğiyle koruma altına alındı. İÇDAŞ Genel Müdürü Bülend Engin'e teşekkürlerini ileten Parion Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat Keleş; söz konusu mezarın ardından bölgeye "Sevgililer Şapeli" adı verildiğini açıkladı.

Aşıklar Koruma Altına Alındı

İtalya ve Ukrayna'da daha önce bu tarz mezarların bulunduğunu, Anadolu'da ise tek olduğunu söyleyen Vedat Keleş; bu alanın hem bölgenin hem de ülkenin kültür hazinesine önemli bir katkısı olacağını ifade etti. Vedat Keleş, "Antropologların bize verdiği bilgiye göre birbirine sarılmış biri erkek diğeri kadın iki kişinin mezarıydı. Birbirine sarılmış erkek ve kadının mezarı olmasından dolayı da dönemin kazı başkanı 'Buraya Sevgililer Şapeli adını verelim' demişti. Nihayetinde Geç Bizans şapeli olsa da biz buna biraz ironik yaklaşarak buraya Sevgililer Şapeli adını verdik, ancak öğrendik ki buranın adı çevrede 'Aşıklar Tepesi' olarak anılıyormuş. Mezardan sonra söz konusu alana Geç Bizans döneminde şapel yapılmış. Aslında biz farkında olmadan burada böyle bir aşkın yaşandığını ortaya çıkarıp, aşkın kalıntılarını da bulmuş olduk. Hemen bu noktayı koruma altına almak istedik. Hem aşkı hem de bu yapıyı koruma altına alalım dedik. Hemen ana sponsorumuz İÇDAŞ'a başvurduk. Sponsorumuz, konuya çok olumlu yaklaştı. Parion'da bize sağlamış olduğu desteğin yanında 'Buraya da çok güzel bir koruma alanı yapalım' dedi. Biz de hemen işe koyulduk. Planlarını çizdirdik, hiçbir yere dokunmadan mükemmel bir koruma örneği gerçekleştirdik ve burayı bir arkeopark haline getirdik." dedi.

Tüm dünyada bulunan üç örnekten birinin Çanakkale'de ortaya çıkarıldığını belirten Vedat Keleş, "Ancak bu kadar büyük bir sanayi tesisi içinde böyle bir kültür varlığının korunması dünyada hiçbir yerde yok. Çok büyük bir ağır sanayi tesisi burası ama böyle bir kültür varlığının korunmasına önayak oldular. Bu noktada İÇDAŞ Genel Müdürü Bülend Engin'e kültürel varlıkların korunmasına ve bunların gelecek kuşaklara aktarılması konusunda gösterdiği duyarlılık için kendim ve ekibim adına teşekkür ediyorum." diye konuştu.

24 Eylül 2018 Pazartesi

"Kızıl Elma" Bir Yol Hikayesine Dönüştü

İÇDAŞ Genel Müdürü Bülend Engin'in Biga-Çanakkale yolunun 19. kilometresine yaptırdığı dev tabela Kızıl Elma'yı bir yol hikayesine dönüştürdü. 



Türk birliği idealini ifade eden Kızıl Elma imgesi, Osmanlılar döneminde yeniçeriler arasında yaygınlaştırılmış ve onların savaşma azmini yüksek tutmak için kullanılmıştır. Ünlü şair Ziya Gökalp ise; bu imgeyi Turan Ülküsü ile birleştirerek yeni bir anlam kazanmasına yardımcı olmuştur.

Geçtiğimiz günlerde tabelayı görünce şaşkınlığını gizleyemeyen bir sürücünün yaptığı paylaşım ise Kızıl Elma'ya duyulan özlemi dile getirerek onu bir yol hikayesine dönüştürüyor.

Paylaşılan hikaye ise şöyle:

"Yolumuz KIZILELMA"

Uzayıp giden yolların kıyısında bir levha. Yalnız başına. Uzanmış dua eden bir el gibi.
"Ey TANRI
İcabet et bu duaya
Bizi de kavuştur KIZILELMA’ya"

Soruyorum karşısındaki benzin istasyonundaki pompacıya. Kim diktirdi bunu diye. Bülend Engin diyor genç. İÇDAŞ müdürü Bülend Engin.

Biga Çanakkale yolunun 19. Kilometresinde duruyor şairin  mısraları.
O şair ki Ziya Gökalp. Türk mefkuresine adanmış bir hayat. Mısra mısra. Cenneti Turan olmuş. Düşüncesi ruhumuza bayrak. Durdurup aracımı, durdurup çılgınca tükettiğim zamanı duruyorum yol kıyısında. Yüzlerce atlı koşuyor Malazgirt’te tozu dumana katarak. Binlerce kıvılcım parlıyor yüreğimde şimşek şimşek. Kim durdurabilir ki bizi aynı ülküye gönül verirsek. Mısralar dökülüp levhasından aydınlatıyor içimi. Derin bir nefes alıyorum rahmetle andığım atalarımın nefes aldığı gökten. Gökalp’e bakıyorum. Mavi gözlerini görüyorum son kahramanın. Alpaslan, Fatih, Mustafa Kemal. Anlıyorum. Kızılelma idi bizi BİZ yapan.
Bir Levha. Çanakkale yolu kenarında.
Bir ülke. Bininci yılına koşan.
O levha yalnız değil artık.
Her yol KIZILELMA’ya gidecek
O mısralar yüreğimize işlediğinde… 

İÇDAŞ Fen Lisesi Öğrencilerinden Büyük Başarı

Teknoloji, uzay ve havacılık festivali TEKNOFEST'te yarışan İÇDAŞ Fen Lisesi öğrencileri; Ticari Roket Motorlu Yüksek İrtifa Kategorisi'nde üçüncü olarak ödüllerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden aldı. 



1,5 yıl süren hazırlığın ardından İstanbul Yeni Havalimanı'nda muhteşem şovlarla açılan TEKNOFEST, Türkiye'nin uzay ve havacılıkta hak ettiği yere gelmesi amacıyla düzenleniyor. Ziyaretçilerin yanı sıra katılımcı firmalar tarafından da ilgiyle karşılanan festival, düzenlenen yarışmalarla da gençleri teknoloji ve havacılığa yönlendirmeyi amaçlıyor.

Ortaya koyduğu kalıcı eserlerle geleceğe değer katan İÇDAŞ, Genel Müdür Bülend Engin önderliğinde devam ettirdiği eğitim yatırımlarıyla da Çanakkale'yi Türkiye genelinde gururla temsil ediyor.

Roket Yarışmalarında Kıran Kırana Mücadele

Ümit Dağıstanlı, Ahmet Dağıstanlı, Emin Berke Tülümen ve Yusuf Burak Dağıstanlı'dan oluşan MAVERA 1; 1715 metre yüksekliğe ulaşan roketleriyle muhteşem bir başarıya imza attı. Lise, lisans ve lisansüstü öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen Ticari Roket Motorlu Yüksek İrtifa Kategorisi'nde üçüncü olan İÇDAŞ Fen Lisesi öğrencileri, plaketlerini ve üçüncülük ödülü olan 20.000 TL değerindeki çeki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden aldılar.

Yarışma Komitesi’nden fırlatma onayı almış roketin sorunsuz bir şekilde ateşlenip rampadan çıkması sonucunda yeterli yüksekliğe ulaşmasıyla neticelenen roket yarışları, ziyaretçilerin de yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrencilerin uzay teknolojileri alanına ilgilerini arttırmak amacıyla düzenlenen yarışmalara Türkiye'nin farklı yerlerinden çok sayıda ekip katılım gösterdi.

Bilim, teknoloji, sanat ve spor alanındaki başarılarıyla Çanakkale'yi gururlandıran öğrenciler, İÇDAŞ'ın eğitim alanındaki yatırımlarının ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha gösteriyor. İÇDAŞ Genel Müdürü Bülend Engin'in Çanakkale Biga'da açılışını gerçekleştirdiği ve İÇDAŞ tarafından devletimize hibe edilen İÇDAŞ Fen Lisesi'nde 700 öğrenci eğitimine devam ediyor.